9 Ekim 2009 Cuma

Hastalık.

Son günlerde tek mutluluğum artık havaların soğuyacağı ve en sevdiğim uzun kollu kıyafetlerimi giyeceğimi hayal edebilmek olmuşken doğa bile buna karşı çıkıp inatla hava sıcaklığını yükseltmiş, hatta ne üdüğü belirsiz bir mikrop vücudumu ele geçirmiş beni hasta etmişken bile kendimi kontrol altına alabilme çabasında olmam benim bile gözlerimi yaşarttı.
Normalde olsa bu oldukça mutlu edebilirdi beni. Okula gitmeyip saatlerce televizyon karşısında çikolata ve kola eşliğinde monoton bir yaşama sürüklenmek hayatım boyunca en çok zevk aldığım iştir belkide. Ama bu sefer öyle olmadı. Sesimin volume'ünün sıfıra inmesine rağmen büyük bir istekle okula gitmek için fırladım yatağımdan. Üstümü hızlı bir şekilde giyinmeye çalıştım ama bocalayıp herşeyin birbirine girmesini sağladım. Yılmadım. Bu isteğimin amacını ben bile anlayamadım, anlayamıyorum. Okul servisine biner binmez yeni aldığım uykusuzumu heycanla okumaya basladım. Gözlerimi açmak eziyet gibi gelsede bir çırpıda ezberledim kelimesi kelimesine. Aynı zamanda moral bozukluğumun üstünü örtmesinden de pek memnundum bu karikatürlerin. Teoman yeterince yakıyordu sarkılarıyla canımı. Dengelemek benim sağlıklı düşüncelere yer vermemi sağlıyabiliyordu.
Tüm gün gereksizce kendimi enerjik biri gibi göstermeye çalıstım çevreme. Yüzüme yüzüme vuran klimaya bile gülüp geçiyordum sesimin kısılmasına en büyük katkıyı sağlamasına rağmen. Okul çıkışını bekledim dört gözle. Uykusuzuma kavuşacak en azından mutluluğuma birazcık katkı sağlayacaktım. 6 saat ingilizce ve 2 saat boş ders sonrasında beklediğim an geldi. Hızlı adımlarla gittim servise. Hiç konuşmadım çünkü sesimden gerçekten utanıyordum. Bu aralar kelimeleriyle kalbimde büyük bir yer açan şarkıyı açtım yerime oturur oturmaz. Uyumamak için kendimi zor tutsamda direndim ben yine.
Eve gelir gelmez kendimi bile kaybettiğim odama attım kendimi ve en sevdiğim kıyafetlerim, müzik çalarım ve defterimle başbaşa yatağıma uzandım. Daha mutlu olamayacağıma o andan itibaren emindim. Dedikodulardan arınmış bir şekilde monoton bir hayat. Belkide tam bana göre.
Sevgilerimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder